Her Şeyin Teorisi: Quantum Fiziği

Önceki İçerikUtanç
Sonraki İçerikİpek Yolunun Hikayesi

Max Planck 1900 yılında alman fizik derneğinde yaptığı “siyah cisim ışıması” adlı çalışması sonucunda kuantum teorisini ortaya atmıştır. Kuantum fiziği moleküler, atomik ve atom altı seviyedeki maddelerin ve enerjinin doğasını ve davranışını inceleyen fizik alanıdır ve modern fiziğin en esrarengiz ve heyecan verici dallarından birine dönüşmüştür.

Yeteri miktarda atomu birbirine bağlarsınız, tuhaf kuantum etkilerini ortadan kaldırmış olursunuz. Buna quantum’da karşılıklılık ilkesi adı verilir.

Shrödinger’in Kedi Deneyi örnek olarak verilir. Kuantum fiziğine göre kapalı kutudaki kedinin kaderi şişenin içindeki atomun durumuna bağlıdır. Kutuyu açana kadar kedinin ölü ya da canlı olduğunu bilemeyiz. Kedinin kaderi atoma sıkı bir şekilde bağlı olduğu için kedi aynı anda hem canlı hem de ölü olacaktır.

Quantum’daki önemli kavramlardan biri de entanglement ya da dolaşıklıktır. Bu kavram iki parçacığın üzerinde yapılan herhangi bir ölçümün, ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar diğerini hemen etkileyeceğini dolayısıyla birbirlerine hep bağlı olmaları durumunu anlatır.

Einstein bunu görelilik kavramıyla açıklamaya çalışmış, evrendeki kozmik hız limitini ihlal ettiğini düşünmüştür, dolayısıyla entanglement kavramına “hayaletimsi etki” adını vermiştir. Einstein bu teorisinin kanıtını sağlayamadı ama son yıllarda hayaletimsi etki deneysel olarak kanıtlandı.

Quantum mekaniğinin en ünlü deneyi entanglement olgusuna yönlendiren Tesla’nın çift yarık deneyidir. 1927 yılında Heisenberg iki tamamlayıcı değerin (mesela momentum ve konum gibi) eş zamanlı ölçümünün imkansız olduğunu önermiştir. Böylece klasik fiziğe meydan okumuştur ve “Belirsizlik ilkesi” böylece ortaya atılmış oldu. Einstein belirsizlk ilkesi için meşhur yorumunu şudur: Tanrı zar atmaz.

Quantumla birlikte kuantum yerçekimi, sicim teoris, her şeyin teorisi ve süpersimetri teorisi gibi önemli alanlar açılmıştır. Böylece Çoklu dünya teorileri, parallel evren düşüncelerine meydan vermiştir.

Carl sagan’ın dediği gibi hepimiz yıldız parçasıyız. Quantumu anlamak aslında kendimizi anlamak, sonsuz gibi görünen ve hızla genişleyen evrenimizin sırlarını çözmemizi sağlayacaktır. Daha yolun başındayız. Ama şimdiden çok acayip teorilerle cebeleşmekteyiz. Bir daha karanlık bir çağa, mad max dünyasına dönemediğimiz, dünyamızı yakmadığımız takdirde ileriki yıllarda Quantum fiziği varoluşumuza dair çok şey söyleyecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here